Aldolaz Testi Nedir

SUT NO TEST ADI   NUMUNE TÜRÜ /GÖNDERİM ŞARTLARI NUMUNE MİKTARI METOD ÇALIŞMA GÜNÜ RAPOR TARİHİ
900.220 Aldolaz   Serum 1 mL Fotometrik Hafta içi her gün Ertesi gün saat 18:00

Aldolaz Testi Neden İstenir?

  • Aldolaz testi, kanda bulunan Aldolaz düzeyini belirlemek için istenir. Yüksek enzim düzeyi ciddi sıhhat problemlerinin işaretçisidir.
  • Yükselen Aldolaz düzeyi genel olarak adale veyahut karaciğer hasarı belirtisidir. Mesela kalp krizi neticesi oluşan adale hasarı esnasında yüksek oranda Aldolaz salgılanır. Hepatit veyahut siroz gibi karaciğer hastalıkları da Aldolaz düzeyinin yükselmesine kapı aralar.

Önceden doktorlar kas ve karaciğer hasarları için Aldolaz testini kullanmaktaydı. Ancak bugünlerde daha özel testler kullanılmaktadır:

  • Kreatinkinaz (CK)
  • Alanin aminotransferaz
  • Aspartat aminotransferaz

Aldolaz testi artık rutin olarak istenmemektedir ancak kas distrofisi kuşkusu oluştuğunda kullanılabilir.

Çizgili kasların nadir genetik bozuklarını belirlemek için istenebilir.

Aldolaz Testi Nasıl Yapılır?

Aldolaz testi bir kan testidir. Bu yüzden kan vermeniz gerekmektedir.

Kanı almak için kolunuzda veyahut elinizde bulunan damarlardan bir tüpe kan alınır. Kan örneği laboratuvara gönderilir ve incelendikten sonra raporu doktorunuza iletilir.

Aldolaz Testinin Rizikoları

Kan alımı esnasında, iğne etrafında ağrı oluşabilir. Ayrı olarak iğne çıkartıldıktan sonra da hafif ağrı veyahut zonklama oluşabilir.

Genel olarak kan testi rizikoları:

  • Damarın bulunmasının zor olması vaziyetinde iğne izleri oluşabilir
  • İğne bölgesinde aşırı kanama
  • Kan kaybı neticesi bayılma
  • Derinin altında kan birikmesi
  • İğne sebebiyle enfeksiyon

Aldolaz Testine Nasıl Hazırlanılır?

  • Doktorunuz test2 için nasıl hazırlanacağınızı size anlatacaktır. Tipik olarak testten 6-12 saat önce bir şey yememeniz ya da içmemeniz gerekmektedir.
  • Egzersizlerin Aldolaz testini etkileyebileceğini unutmayın. Doktorunuzu klasik egzersiz programınızdan haberdar edin. Testten birkaç gün önce Aldolaz düzeyinizin yüksek çıkmaması için egzersizlerinizi kısıtlamanız gerekebilir.
  • Doktorunuz ayrı olarak test neticelerini etkilememesi için ilaçlarınızı bırakmanızı önerebilir. Doktorunuza kullandığınız ilaçları söylediğinizden emin olun. Buna hem reçeteli hem de reçetesiz ilaçlar dahildir.
Test2 Neticeleri

Test2 neticeleri laboratuvarlara ve cinsiyete göre hafif farklıklar gösterebilir.

Genel olarak normal düzeyler 17 yaşından büyükler için 1,0-7,5 U/L. 16 yaşından küçükler için 14,5 U/L.

Yüksek veyahut anormal Aldolaz düzeyinin nedenleri:

  • Adale hasarı
  • Dermatomiyozit
  • Virüs kaynaklı hepatit
  • Karaciğer, pankreas veyahut prostat kanseri
  • Kalp krizi
  • Lösemi
  • Kangren
  • Polimiyozit
  • Adale distrofisi

Yüksek Aldolaz düzeyi için yapılan Aldolaz testleri net değildir. Adale kütlesinin azalmasına kapı aralayan mesele ve hastalıklar yüksek Aldolaz düzeyine kapı aralayabilir. İlk başta adalelerin hasar görmesi ile Aldolaz düzeyi yükselir ancak adale kütlesi azaldıkça Aldolaz düzeyi de düşer.

Düşük Aldolaz Düzeyi

2,0-3,0 U/L den az olan Aldolaz düzeyi düşük olarak kabul edilir. Düşük Aldolaz görülen kişiler:

  • Früktoz hassasiyeti
  • Adale-öldürücü hastalık
  • Adale distrofisi son evresi

Albumin Testi Nedir

SUT NO TEST ADI   NUMUNE TÜRÜ /GÖNDERİM ŞARTLARI NUMUNE MİKTARI METOD ÇALIŞMA GÜNÜ RAPOR TARİHİ
900.210 Albumin   Serum, mayi 1 mL Fotometrik Her gün 3 saat

 

Albumin Nedir? 

Albümin karaciğerde sentez edilen, kanda en fazla bulunan plazma proteinidir. 3 temel plazma proteini grubu arasında en yüksek kütlesel konsantrasyon da albumin vardır. Kanda bulunan proteinlerin yüzde 60’ını oluşturur. Albumin, karaciğerde sentez edilir ve 610 amino asitli tek bir zincirden ibarettir. Kan ile doku arasındaki sıvı balansını sağlayan, kanda moleküllerin taşınmasından mesul olan albüminin, ağır karaciğer rahatsızlıkları veyahut diyalizde hayati ehemmiyet taşıyan ilaçların temelini oluşturur.

Görevleri

Albumin, sayıca en fazla olan plazma proteinidir ve vücutta taşıyıcı görevi görür. Sıhhatli yetişkin insanın karaciğerinde gunde 12-14 gram kadar albumin sentezi gerçekleşir. Kolloid osmotik basınca katkıda bulunmasının yanı sıra bu arada bilirubin, yağ asitleri, iz elementler ve çok sayıda ilaç için bir taşıyıcı molekül işlevi de yapar. Serbest köktenleri indirgeyerek hasara kapı aralamasını önler.

Bir hayli sebepden dolayı hipoalbuminemi (albümin düzeyinin düşük olması) olabilir. Karaciğer ve böbrek rahatsızlıklarında sıklıkla görülen düşük albumin konsantrasyonu’nun temel tesiri intravasküler kolloid osmotik basınç azalmasına bağlı yumuşak doku ödemidir.

Albumin Normal Değeri

Normal değerler 3.5-5.5 g/dL’dır. Hipoalbuminemi kandaki albümin miktarının 3.5g/dl nin altına inmesi vaziyetine verilen isimdir. Karaciğer ve böbrek hastalığı yoksa veyahut IV sıvı rehabilitasyonu uygulanmıyorsa serum albumin düzeyinin düşük olması vücuttaki protein rezervlerinin azaldığını gösterir.

Albümin Düşüklüğü Nedenleri

• Yetersiz beslenme

• Siroz ve karaciğer hastalıkları

• Nefrotik belirti

• Malabsorbsiyon

• Malnutrisyon

• Crohn hastalığı, ülseratif kolit

• Yanıklar

• Hipertiroidizm

• Kalp yetmezliği

• Enteropatiler

• Dilüsyonel eksiklik

Yukarıda yeralan metin haber ve bilgi emelli hazırlanmış olup, hekimin uygulayacağı teşhis ve rehabilitasyonunun yerine geçmez. Rastgele bir rehabilitasyon sürecine başlamadan önce kesinlikle sıhhat uzmanının görüş ve onayı alınmalıdır.

Alanin Aminotransferaz (ALT) Testi Nedir

SUT NO TEST ADI   NUMUNE TÜRÜ /GÖNDERİM ŞARTLARI NUMUNE MİKTARI METOD ÇALIŞMA GÜNÜ RAPOR TARİHİ
900.200 Alanin Aminotransferaz (ALT)   Serum 1 mL Fotometrik Her gün 3 saat

ALT, Alanin aminotransferaz demektir. Kanda, karaciğerin negatif vaziyetlerini gözlemlemek için yapılır. ALT, karaciğerdeki hücreler tarafından üretilen bir enzimdir. Enzimler denilen proteinler karaciğerin diğer proteinleri parçalamasına yardımcı olur, böylelikle vücudunuz onları daha kolay emebilir. ALT bu enzimlerden biridir. Yazımızda ALT düşüklüğü ve yüksekliği belirtileri nelerdir nasıl düşer konularında suallerinizin yanıtlarını bulabilirsiniz. Metabolizmada, yiyecekleri enerjiye çeviren süreçte çok ehemmiyetli bir rol oynar. ALT normalde karaciğer hücrelerinde bulunur. Bununla beraber, karaciğeriniz hasar gördüğünde veya iltihaplandığında, ALT kan dolaşımınıza salınabilir. Bu, serum ALT düzeylerinin yükselmesine kapı aralar.

Vücudun en büyük bezi olan karaciğerin bir takım görevleri şunlardır;

  • Protein yapmak
  • Vitamin ve demir depolamak
  • Zehirli maddeleri kanınızdan uzaklaştırmak
  • Sindirime yardımcı olan safranın imalatını sağlamak
  • Vücudunuzun sindirimine yardımcı olan safra tecrübe et bir sıvıyı yapar
  • Atık ürünleri ve diğer zehirli maddeleri kanınızdan uzaklaştırır
  • Kolesterol üretir

Bir kişinin kanındaki ALT düzeyini ölçmek, doktorların karaciğer işlevini değerlendirmesine veya bir karaciğer probleminin altta yatan nedenini belirlemesine yardımcı olabilir. ALT testi çoklukla karaciğer hastalığı için ilk tarama işleminin bir parçasıdır.

ALT Düzeylerinin Yüksek veya Düşük Olmasının Belirtileri

  • Karaciğerde hasar
  • Gözlerin veya cildin sararması
  • Mide bulantısı
  • Kusma
  • Karnınızın sağ üst bölümünde ağrı
  • Mide ağrısı veya midede şişlik
  • Sararmış bir cilt ve gözler
  • Zayıflık
  • Aşırı yorgunluk
  • Koyu renkli idrar
  • Açık renkli dışkı
  • Kaşıntılı cilt

ALT Düzeylerinin Yüksek Olmasının Nedenleri

  • Karaciğerin enflamatuar bir hastalığı olan hepatit
  • Karaciğerde ciddi siroz
  • Karaciğer dokusunun ölümü
  • Karaciğerde bir ur veya kanser
  • Karaciğere kan akışının olmaması
  • Vücutta demir birikmesine kapı aralayan bir bozukluk olan hemokromatoz
  • Epstein-Barr virüsünün kapı araladığı bir enfeksiyon olan mononükleoz
  • Pankreas irini olan pankreatit
  • Şeker hastalığı
  • Statinler, aspirin ve bazı uyku ilaçlarının yan tesirleri
  • Siroz
  • Fazla içki kullanımı
  • Mononükleoz

Orta Derecede Yükselmiş ALT Düzeylerinin Nedenleri

  • Kronik (devam eden) karaciğer hastalığı
  • Fazla alkol kullanımı
  • Siroz
  • Safra kanallarının tıkanması
  • Kalp krizi veya kalp yetmezliği ( kalbiniz vücudunuza yeterli miktarda kan pompalayamadığında)
  • Böbrek hasarı
  • Adale yaralanması
  • Kırmızı kan hücrelerindeki tahribat zarar
  • Sıcak çarpması
  • Çok fazla A vitamini alımı

Çok Fazla Yükselmiş ALT Düzeylerinin Nedenleri

  • Akut viral hepatit
  • Bir doz gibi ilaçların asetaminofen ( Tylenol )
  • Karaciğer kanseri

ALT Düzeyi Normal Değerleri

  • Erkeklerde 29 ila 33 birim (IU / L)
  • Kadınlarda 19 ila 25 IU / L arasındadır.

Bu aralıklar, cinsiyet ve yaş dâhil olmak üzere belirli etkenlerden etkilenebilir.

ALT Testi Neden Yapılır 

  • Hepatit veya karaciğer yetmezliği gibi karaciğer hastalıklarının ilerlemesini izlemek
  • Karaciğer hastalığının rehabilitasyonunun başlatılıp başlatılmayacağını değerlendirmek
  • Rehabilitasyonun ne kadar iyi çalıştığını değerlendirir
  • Aile geçmişinde bir karaciğer hastalığı var ise
  • Hepatit virüsüne maruz kalındı ise
  • Fazla içki kullanımı vaziyetinde
  • Karaciğeri etkileyen ilaçlar alındığında

Aktive Protein C Rezistansı (APC Rezistansı) Testi Nedir

SUT NO TEST ADI   NUMUNE TÜRÜ /GÖNDERİM ŞARTLARI NUMUNE MİKTARI METOD ÇALIŞMA GÜNÜ RAPOR TARİHİ
904.280 Aktive Protein C Rezistansı (APC Rezistansı)   Sitratlı plazma 1.5 mL Koagülometrik Cuma Ertesi gün saat 18:00

Testin manası: Aktive protein C rezistansı, bilhassa Etmen V (Leiden) değişinimine bağlı olarak gelişmektedir. Bu test2 bu hastalığın tarama testi olarak kullanılır.

İhtiyaç duyulan örnek: Kanı açık mavi kapaklı sitratlı tüplere alın ve santrifüj ettikten sonra 1.0 mL plazmayı plastik bir tübe aktarın. Tekrar santrifüj edin ve plazmayı plastik bir tube aktarın. Netlikle cam tüp kullanılmamalıdır!!! Ele geçirilen örnek hemen 40oC’nin altında dondurulmalıdır. Örnek donmuş olarak gönderilmelidir.

Not: 1. Hasta heparin alıyor olmamalıdır.

2. İki sefer dikkatlice santrifüj edilerek plazmanın platelet kontaminasyonundan savunması testing performansı ve emin sonuçlar ele geçirmek için çok ehemmiyetlidir.

Referans değerler: APTT 26-38 sn., APC/APTT 68-137 sn., Oran 2.4-4.0. Pediatrik referans aralığı ilmi literatürde yoktur. 6 aydan büyük çocuklar için yetişkin aralığı kullanılmaktadır.

Aktive Parsiyel Tromboplastin Zamanı (aPTT) Testi Nedir

SUT NO TEST ADI   NUMUNE TÜRÜ /GÖNDERİM ŞARTLARI NUMUNE MİKTARI METOD ÇALIŞMA GÜNÜ RAPOR TARİHİ
904.290 Aktive Parsiyel Tromboplastin Zamanı (aPTT)   Sitratlı plazma  1 mL Koagülometrik Her gün 3 saat

Testin manası: İntrensek koagülasyonun değerlendirilmesinde, heparin rehabilitasyonunun monitörize edilmesinde, hemofil A ve B taramasında, Etken II, V, VIII, IX, X, XI ve XII’nin konjenital eksikliklerinin değerlendirilmesinde, DIC, disfibrinojenemi, karaciğer yetmezliği, dolaşan antikoagülanlar ve K vitamini yetmezliklerinin değerlendirilmesinde kullanılır.

İhtiyaç duyulan örnek: Kanı açık mavi kapaklı sitratlı tüplere alın ve santrifüj ettikten sonra 1.0 mL plazmayı plastik bir tube aktarın. Tekrar santrifüj edin ve plazmayı plastik bir tube aktarın. Netlikle cam tüp kullanılmamalıdır!!!

Not: 1. Hasta heparin alıyor ise bir sonraki dozdan 1 saat önce örnek alınmalıdır.

2. İki sefer dikkatlice santrifüj edilerek plazmanın platelet kontaminasyonundan savunması testing performansı ve emin sonuçlar ele geçirmek için çok ehemmiyetlidir.

Referans değerler: 26-36 sn.

ADH (Antidiüretik Hormon, Vazopressin) Testi Nedir

SUT NO TEST ADI   NUMUNE TÜRÜ /GÖNDERİM ŞARTLARI NUMUNE MİKTARI METOD ÇALIŞMA GÜNÜ RAPOR TARİHİ
900.450 ADH (Antidiüretik Hormon, Vazopressin)   EDTA’lı plazma 2 mL RIA Pazartesi İki gün sonra saat 18:00

 

NTİDİÜRETİK HORMON (ADH): Bilindiği gibi hipofiz bezinin arka bölümünden, başka bir deyişle “Nörohipofiz”den biri ADH öbürü de oksitosin olmak üzere iki çeşit hormon salgılanmaktadır. Bu bölümde ADH tesirini ve Özelliklerini inceleyeceğiz.

Antidiüretik hormon (ADH], beynin hipotalamus bölümündeki kimi özel sinir hücreleri tarafından sentez edilir. Bu hücrelerin uzantıları “Hipofiz Sapı” içinde ilerledikten sonra nörohipofize gelirler ve hipotalamustan taşıdıkları ADH’ yi buradaki özel hücrelere verirler. Nörohipofizdeki bu özel hücrelere “Pituisit” denir. Pituisitler, ADH’ı depo ederler ve buyruk aldıklarında bu hormonu kan dolaşımına verirler. Antidiüretik hormon salgılandığı vakit böbreklerde hazırlanan idrar miktanndabir düşme olur ve bunun neticesi olarak da vücuttaki su miktarı artar.

Saf suyun yoğunluğu 1000 kabul edildiğinde normal idrar sıvısının özgül ağırlığı 1002-1028 arasındadır. İdrarın saf suya oranla daha yüksek özgül ağırlığı olmasının nedeni bazı maddelerin idrar içinde vücuttan atılmalarıdır. Bu maddelerden biri de vücuttaki fazla tuzdur. İdrarla atılan suyun miktarı vücudun o anki su gereksinimine göre tertip etmektedir. Böbreklerden idrar yoluyla fazla su atılmasına “Diürez’ denir. Bazı etkenler diürez olayına. kapı araladıklarından

bunlara “DiÜretik etkenler” denir. Antidiüretik hormon, idrarda su atılmasını azalttığı, yani diüreze karşı çalıştığı için bu isimi almıştır. Bilindiği gibi vücut suyunun ehemmiyetli bir bölümü de kan sıvısı içinde bulunur. Vücut suyunda azalma olduğunda, kanın suyunda da azalma olur. Bunun neticesi olarak da kanın özgül ağırlığı-oz-motik basıncı yükselir. Ozmotik basıncı yükselmiş olan kan hipotalamustan geçerken, buradaki ADH yapımını çoğaltacaklar hem de nörohipofize ADH salgılama buyruğu göndereceklerdir. ADH bu buyruk uyarınca nörohip of izden kana karışarak kısa müddette böbreklere ulaşacaktır. Böbreklere gelen ADH buradaki idrar yapımını azaltacaktır. Bunu, böbreklerden idrar yoluyla atılan su miktarının azalmasını sağlayarak gerçekleştirecektir. Böbreklerden daha az miktarda su atılması; vücutta daha çok su birikmesi, başka bir anlatımla kanda daha çok su birikmesi demektir. Böylelikle kanın özgül ağırlığı, ozmotik basınç normalleşince hipotalamus özel hücreleri aracılığıyla idrak edip ADH yapımını durduracaktır.

ADH tesiri altında hazırlanan idrarda su miktarı az olacağı buna karşılık idrarla atılan maddelerin miktarı değişmeyeceği için, idrarın yoğunluğu fazla olacaktır. Vücutta sıvı azalmasına kapı aralayacak en kolay olay su ve benzeri sıvıların içilmemesi veyahut aşırı terlemedir. Vücuttaki sıvı miktarının arttığı vaziyetlerde ise yukarıda anlatılmış olan mekanizmanın zıddı çalışmaya başlayacaktır. Başka bir deyişle kandaki su miktarı artacak, böylelikle kanın özgül ağırhğı-ozmotik basıncı düşecektir. Bu vaziyette hipotaiamustan ADH salgılama buyruğu çıkmayacaktır. ADH salgılanmadığında da diürez, başka bir deyişle idrar yapımı artacak ve böylelikle vücuttaki fazla su bu yolla atılacaktır.

Hipotalamus, ADH salgısını yalnız kendisine gelen kanın özgül ağırlığına göre değil, vücudun öteki bir takım uzuvlarından gelen haberlere göre de denetler.

Bilindiği gibi damarlar içinde dolaşan kanın belli bir basınca sahip olması gerekir. Kan miktarı azaldığında, damarlar büzülerek bu basıncı normal değerler içinde tutmaya çalışırlar. Bu olay tek başına yetersiz kalabilir. Bu vaziyette, vücut kan miktarını çoğaltacak bir takım tedbirlere müracaat eder. Bunlardan biri idrar yoluyla atılmakta olan suyun vücutta tutulup kan sıvısına kazandırılmasıdır. Vücudun belli bölgelerinde bulunan kan basıncına duyarlı “Basınç Reseptörleri” denilen uzuvcuklar, bu basınç farklıklarını idrak ederler ve konuyla alakalı bilgileri hipotalamusa gönderirler. Kan basıncının düştüğü vaziyetlerde basınç reseptörlerinden gelen haberlere göre hipotalamus, ADH salgılanması buyruğunu gönderir. Bu vaziyette idrarda su atılımı azalır ve böylelikle kan sıvısı için su sağlanmış olur. Kaa basıncının yükseldiği vaziyetlerde bunun zıddı bir mekanizma çalışmaya başlar. ADH, damarlarda dolaşan kanın hacminin de normal sınırlar arasında savunmasına yardım eder.Vücutta kan hacminin farklıklarına karşı duyarlı olan ve “Hacim reseptörleri” denilen uzuvcuklar da bulunur. Bu organcıklarm idrak ettikleri kan hacmiyle alakalı farklıklar, sinir lifleri aracılığıyla hipotalamusa taşman bilgilere dönüştürülür. Hipotalamus kendisine gelen bu bilgilerin ışığı altında ADH salgılanmasını denetler. Kan hacminin azaldığına ait bir bilgi aldığında, ADH salgılanmasını sağlayıp vücutta su tutulmasına kapı aralar. Bu da kan hacmini arttırır. Kan hacmi arttığında ADH salgısını durdurur. Böylece idrar yoluyla su kaybedilmesine ve buna bağlı olarak da kan hacminde azalmaya yol açar. Antidiüretik hormonu, fazla miktarda salgılandığında damarların çeperlerinde bulunan düz adaleler büzülür. Bu tesiri sebebiyle ADH “Vazopressin” ismini da ahr. ADH fazla salgılandığında iç uzuvlarda bulunan düz adaleleri da adaleyip, buralarda bulunan kanın vücudun daha ehemmiyetli bölgelerine gitmesini sağlar. Heyecan, aşırı sevinç, korku gibi vaziyetlerde ADH salgılanması uyarılır. Bunun neticesi olarak da idrar miktarı azalır ve vücutta su tutulur. Korku vaziyetlerinde idrar yapamamanın nedeni budur. Lakin bir müddet sonra vücutta biriken sıvı, ADH salgılanmasını azaltıcı istikamette bir mekanizmanın çalışmasını başlatacaktır. Bu vaziyette korkunun hemen sonrasında fazladan bir idrar sökülmesi görülecektir. Halk arasında bu olay “Korkudan idrarı su kesildi” deyimi ile tanımlanmaktadır. İçki, idrar miktarını artırıcı tesire sahiptir ve bunu üç yolla gerçekleştirmektedir. İçki ADH salgılanmasını azaltır, böbreklere gelen damarları genişletir, vücut sıvısını da artırır. Bu üç etkenin toplam neticesi ise idrar miktarında kaydedilen bir artıştır.

Adenozin Deaminaz (ADA) Testi Nedir

SUT NO TEST ADI   NUMUNE TÜRÜ /GÖNDERİM ŞARTLARI NUMUNE MİKTARI METOD ÇALIŞMA GÜNÜ RAPOR TARİHİ
900.160 Adenozin deaminaz aktivitesi (ADA)   Serum, Plevra mayi 1 mL Fotometrik Hafta içi her gün Dört gün saat 18:00

Adenozin Deaminaz (ADA) Nedir? – Yüksekliği – Düşüklüğü
Alyuvarlarda, akyuvarlarda, akciğer, karaciğer, mide, genitoüriner traktüs ve serumda bulunan bir enzimdir. İmmün işlevlerin tertip etmesinde rol oynar. Ağır Kombine İmmün yetmezliklerin %25-50 sinde bu enzimde defekt tespit etmiştir.
Kan Değerlerindeki Artış : Hepatit, siroz, hemakromatozis, neoplazma bağlı obstrüktif sarılık, prostat ve mesane kanserleri, hemolitik kansızlık, romatizmal ateş, tifo, gut, talassemi major, myeloid lösemi, tüberküloz, otoimmun hastalıklar, enfeksiyoz mononükleoz ve kalp yetmezliğinde yükselir
Normal Değer: 5-20 U/L

Mayi Değerlerindeki Artış: Bilhassa tüberküloz efüzyonlarının ve tüberküloz menenjitin tanısında kullanılır. Lenfoma, SLE ve adenokarsinomlarda da mayideki ADA düzeyi yükselebilir..
Normal Değer: 0-40 U/L

Adacık (Islet) hücre antikoru Testi Nedir

SUT NO TEST ADI   NUMUNE TÜRÜ /GÖNDERİM ŞARTLARI NUMUNE MİKTARI METOD ÇALIŞMA GÜNÜ RAPOR TARİHİ
906.320 Adacık (Islet) hücre antikoru   Serum 1 mL IFT Cuma İki gün sonra saat 18:00

ISLET-ADACIK ANTİKORU Testi nedir? ISLET-ADACIK ANTİKORU Testi hangi hastalığın tanısında kullanılır? ISLET-ADACIK ANTİKORU Testinin normal değeri nedir? ISLET-ADACIK ANTİKORU yazısını yalnızca bilgi edinme emelli kullanınız ve sıhhat meseleleriniz için zaman kaybetmeden doktorunuza veyahut en yakın sağlık kuruluşuna müracaatınız.

Diğer isimi ve kısaltma: Pankreas islet cell antikor, ICA.

Kullanım emeli: Otoimmün (tip 1) diabet ihtimalinin değerlendirilmesi, tip 1 ve tip 2 diabet arasında ayırıcı tanı yapılması esnasında ihtiyaç duyulur.

Genel bilgiler:

  • Diabetes mellitus ile ilgili genel bilgi için Bk. GLUKOZ.
  • Adacık hücrelerine karşı kronik otoimmün iltihabi tepkinin bulunması, Tip I diyabetin etiyopatogenezinde rol oynayan en ehemmiyetli etkendir. Bu tepkinin kronik bir şekilde devam etmesi, vakit içinde adacık hücrelerinin tamamiyle tahrip olmasına ve insülin imalatının tamamiyle durmasına yol açar. Muayenehane uygulamada bu antikorların belirlenmesi emeliyle, IFA tekniği ile adacık (Islet) antikorları veya diğer immünoassay teknikleri ile insülin antikorları ve glutamik asit dekarboksilaz (GAD) antikorları araştırılır.
  • İnsan pankreasından hazırlanan preparatlar kullanılarak IFA tekniği ile yapılan çalışmada adacık antikoru varlığını düşündüren tarzda floresans boyanmaya yol açan antikorlar, adacıklarda bulunan çeşitli antijenik yapılara yönelik olabilir. Bu antikorların en ehemmiyetli bölümünü glutamik asit dekarboksilaz (GAD65) antikorları oluşturur. Bk. GLUTAMİK ASİT DEKARBOKSİLAZ ANTİKORU.

Test2 neticesinin yorumu: 

  • Bir hastanın serumunda pankreas adacıklarına karşı antikor bulunması, pankreas adacıklarında beta hücrelerinin tahribatının devam etmekte olduğunu gösterir. Teşhisi yeni konmuş Tip 1 diabet hastalarının %80 kadarında adacık antikorları bulunur. Bir seneden daha uzun müddet rehabilitasyon görmekte olan tip 1 diabetes mellitus olaylarında testin neticesinin ekseriyetle negatif hale geldiği bildirilmektedir.
  • Adacık antikoru pozitif olan hastaların, non-diabetik akrabalarının %3-4 kadarında ve tamamiyle sıhhatli popülasyonda ise takriben %0.5 oranında adacık antikoru pozitifliği bulunabileceği bildirilmektedir.

Numune: Serum (kırmızı veya sarı kapaklı tüp). Asgari 500 µL.

Çalışma metodu: IFA.

Referans değer: Negatif.

Adenovirüs IgG Testi Nedir

SUT NO TEST ADI   NUMUNE TÜRÜ /GÖNDERİM ŞARTLARI NUMUNE MİKTARI METOD ÇALIŞMA GÜNÜ RAPOR TARİHİ
912.680 Adenovirüs IgG   Serum 1 mL ELISA Pazartesi İki hafta sonra saat 18:00

ADENOVİRÜS NEDİR?

Adenovirüsler, üst solunum yolları hastalıklarına sebep olan bir grup DNA virüsüdür. Güz ve ilkbahar ayları arasında bilhassa bebeklerle çocukları etkileyerek boğaz ağrısı, ateş, boyundaki lenf bezlerinde şişme, bazen bronşit ve zatürree gibi akut üst solunum yolları enfeksiyonlarına kapı aralar. Çoklukla yaz kamplarına katılan çocuklar arasında görülen boğaz ağrısı ve ateşe eşlik eden konjuntivit sebep olabilir. Adenovirüsler, çocuklarda akut bir ishal hastalığına ve AIDS gibi bağışıklık sistemi hastalarındaysa şiddetli zatürreeye kapı aralayabilir.

Enfeksiyonun seyri çoğunlukla hafiftir ve çocuklarda hızla iyileşme görülür. Bir takım adenovirüs türleri için aşılar geliştirilmiş; ancak bu aşıların kullanımı son zamanlarda sınırlandırılmıştır.

BELİRTİLERİ:

Hastalık alana getiren tiplerin yol açacakları belirtiler, bir dereceye kadar hastanın yaşına bağlıdır. Çok küçük çocuklarda çoğunlukla hafif bir boğaz ağrısından ileri gitmeyen bir rahatsızlığa yol açarlar; beş yaşına erişinceye kadar çocukların takriben olarak yüzde altmışının birkaç kez adenovirüs enfeksiyonu geçireceği hesaplanmıştır.

Okul çağındaki çocuklar, çoğu zaman başka tipte bir adenovirüs grubu tarafından enfekte edilirler. Ateş, baş ağrısı, konjonktivit, burunda akıntı, boğaz ağrısı ve boğazdaki lenf düğümlerinde şişme görülür. İshal ve karın ağrısına da rastlanabilir. Bazen vücutta döküntüler dahi görülebilir. Ancak, hastalık ağır olmayıp, bütün bu belirtiler 1 ile 10 gün arasında kaybolur. Ergin kişilerde ateş ve boğaz ağrısı olmaz; yalnızca konjonktivit görülür.

Konjonktiva ve solunum yollarının enflamasyonu ile karakterize, submukozal ve rejional lenfoid doku hiperplazisine de sebep olabilen, çoğunlukla kendi kendine geçen akut ateşli hastalıklar. Başlıca belirtileri: Baş ağrısı, halsizlik, boğaz ağrısı, öksürük, yüksek ateş, kusma, ishal, mukozada yama şeklinde; beyaz eksüdalar.

NEDEN OLUR?

Yüzme havuzu konjonktiviti isimi verilen bir salgın hastalığın varlığı yıllardır bilinmekteydi. Bu hastalığın etkeninin bir adenovirüs olduğu günümüzde anlaşılmıştır. Önceden, enfeksiyonun su aracılığıyla iletildiği sanılırdı. Oysa şimdi, bunun havuzda öksüren ve aksıranların ağızlarından saçılan damlacıklarla geldiği ve klorlu su tesiriyle azdırılmış olan göze kolayca yerleştiği anlaşılmıştır. Keratokonjonktivit isimi ile de hatıralan bu hastalık, göz azdırmasına sebep olan maddelerin kullanıldığı endüstri dallarında da sık görülür.

Adenovirüslerin sebep oldukları başka bir salgın daha vardır. Kışla gibi çok sayıda insanı bir araya getiren yerlerde görülen ve ivegen solunum hastalığı isimi ile hatıralan bu hastalık, çok kere yalnızca buralarda bulunan insanlar ilk kez bir araya getirildiklerinde görülür. Muayenehane belirtileri, boğaz ağrısı, burun akıntısı, öksürük, baş ağrısı ve ateş yükselmesidir. Kolay bir soğuk algınlığı gibi geçiştirilebileceği gibi bazen de zatürreeye benzer bir gelişme gösterebilir.

Salgınlar yanında, adenovirüsler yer yer zatürree, menenjit ve ishale de sebep olabilirler. Küçük çocuklarda neden oldukları zatürree, öldürücü olabilir. Virüs, hastaların boğazlarından ve dışkılarından ele geçirilebilir ve özel laboratuarlarda insan hücreleri kültürlerine ekildiğinde bu hücrelerde kendine mahsus farklıklara yol açar. Adenovirüslerin çoğu farelerin veyahut rezüs tipi maymunların eritrositlerine tutunarak bu hücrelerin birbirlerine yapışmasına yol açarlar. Bu özelliğin aranılıp tespit etmesi, bir hastada bulunan adenovirüsün hangi tipe ait olduğunu ortaya koyar. Diğer enfeksiyonlarda olduğu gibi adenovirüs enfeksiyonlarında da, insan kanında, laboratuar incelemeleriyle ortaya çıkarılabilecek teşhise yardımcı olur.

REHABİLİTASYONU:

Bir hastalığın adenovirüsler tarafından alana getirildiğini tespit etmek rehabilitasyonu fazla etkilemez. Zira sülfamitler, penisilin ya da yeni bulunmuş antibiyotikler hastalığın gelişimini etkilemezler. Ancak, bazen bu virüsün bir uzuvda alana getirdiği değişmeler, o uzva bir başka bakterinin daha kolay yerleşip bir ikincil yangılanma alana getirmesine sebep olabilir. Boğazda streptokok grubu mikropların sebep oldukları kimi yangılanmalar bu şekilde başlarlar. Bu vaziyetlerde antibiyotik kullanarak ikincil yangılanma giderilir. Diğer rehabilitasyon metotları ise:

-Semptomatik ve Destek Rehabilitasyonu

-Yatak İstirahatı

-Asetaminofen, 10-15 mg/kilogram/doz, analjezik olarak ( Aspirin”den kaçının !)

-Konjonktivit için Topikal Kortikosteroidler (Kornea Ülseri !!)

-Öksürük önleyici ve / veya balgam sökücü ilaçlar.

Adenovirüs antijeni Testi Nedir

SUT NO TEST ADI   NUMUNE TÜRÜ /GÖNDERİM ŞARTLARI NUMUNE MİKTARI METOD ÇALIŞMA GÜNÜ RAPOR TARİHİ
906.330 Adenovirüs antijeni   Gaita 5 gr İmmünokromatografik Her gün Aynı gün saat 18:00

Adenovirus ;70 nm çapında,zarfsız,çift zincirli, 42 serotipi olan DNA viruslarıdır.
Başlıca 3 antijen, dolaysız kapsid oluşumuyla alakalıdır. En ehemmiyetlisi hekson’dur.(252 kapsomerin 2400’ından oluşan 6 kenarlı kapsomer) Bu hekson’un tipe özel olmayan kompleman fixasyon tepkininde özel antiserumlarla tepkiye girmesi nedeni ile grup antijeni niteliği taşır.
Böylelikle adenovirus tipleri tanınır.

Ötekisi penton’dur. Bu, tipe özel antijendir. Nötralizasyon veya Hemaglütinasyon-İnhibisyon Tepkilerinde ayırdedilebilir.

Adenovirusların ehemmiyetli olan üçüncü antijeni ; virion’dur.

Ayrı olarak Adeno Assosiye Virus olarak adlandırılan; daha küçük, çoğalabilmek için Adenovirus varlığına gerek duyan DNA virusu ile beraber bulunabilirler.

* Değişik serotiplerin epidemiyolojik özellikleri de farklıdır.

Bilinen 33 serotip vardır.

En Sık Patojenler:

Tip 1,2,3,5,7 ; Solunum Yolu Hastalığına yol açar.

Tip 3 ; Farengokonjonktival Ateşe yol açar.

Tip 4,7,14,21; Askeri Birliklerde Akut Solunum Yolu Hastalığına yol açar.

Bir kaç başka tip ; Epidemik Keratokonjonktivite sebep olabilir

Çoğu kez belirtisiz olmakla birlikte barsak kanalında enterit, mezanter lenfadenit, intussepsiyon gözlenebilir.

Bakım ve teklifler nelerdir ?
Ağır hasta bebekler ve epidemik keratokonjoktiviti olanlar ile ağır pnömonisi olan bebekler dışındaki hastaların yatırılmaları gerekmez.

Ateşli dönemlerde istirahat gerekir.

Çocuklara aspirin verilmemelidir. Burun spreyleri, öksürük ilaçları ve sık el yıkama konusunda bilgiler verilmelidir.

Bebeklerde ağır pnömoni ve konjonktivitte; hasta iyileşene kadar her gün fizik kontrol ile izlemelidir.

Askeri Birliklerde; enterik kaplı kapsüller olarak hazırlanmış canlı adenovirus tip 4 ve

7 aşısının oral kullanımı, Akut Solunum Yolu Hastalığı insidansını azaltır . (sivillerde kullanılmaz !)

İşyeri personeli ve aile azalarının sık el yıkaması sağlanmalıdır.

Rehabilitasyon yolları nelerdir ?
Semptomatik ve Destek Rehabilitasyonu

Yatak İstirahati

Belirtileri nelerdir ?
Tipe bağlıdır.

Solunum Yollarını etkileyen çoğu tipte iştirak ederek :

Başağrısı

Halsizlik

Boğaz ağrısı

Öksürük

Yüksek Ateş

Kusma

İshal

Mukozada yama şeklinde ; beyaz eksüdalar